"laugh" in Turkish
gülmek
Definition
Komik ya da hoş bir durumu yüz ifadeleri ve sesle belli etmek.
Usage Notes (Turkish)
'Laugh', genellikle nesnesiz kullanılır, çoğunlukla 'at' ile: 'şakayla gülmek'. 'Smile' (sessiz gülümsemek) ile karıştırılmamalı.
Examples
She always laughs at my jokes.
O her zaman şakalarıma **güler**.
Children laugh when they play together.
Çocuklar birlikte oynarken **güler**.
It's good to laugh every day.
Her gün **gülmek** iyidir.
I couldn't help but laugh when I saw his face.
Onun yüzünü görünce kendimi tutamayarak **güldüm**.
Everyone started to laugh out loud during the movie.
Film sırasında herkes yüksek sesle **gülmeye** başladı.
Don't laugh at him; he's trying his best.
Onunla **dalga geçme**; elinden geleni yapıyor.