"laudable" in Turkish
Definition
İyi veya değerli olduğu için övgüye layık olan bir durumu tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Laudable' resmi bir sözcüktür; genellikle yazılı veya ciddi konuşmalarda kullanılır. 'laudable effort', 'laudable goal', 'laudable intention' gibi ifadelerle sık geçer. Sonucun başarılı olup olmamasından ziyade niyet veya eylemin övgüye değer olduğunu belirtir.
Examples
Her dedication to helping others is laudable.
Başka insanlara yardım etme konusundaki adanmışlığı gerçekten **övgüye değer**.
The team's laudable efforts made a big difference.
Takımın **övgüye değer** çabaları büyük bir fark yarattı.
It was a laudable attempt, even if it didn't work out.
Başarılı olmasa da bu **övgüye değer** bir girişimdi.
Donating anonymously is truly laudable.
Anonim bağış yapmak gerçekten **övgüye değer**.
He has a laudable goal of reducing waste in the city.
Şehirde atıkları azaltma gibi bir **övgüye değer** hedefi var.
While your intentions are laudable, we need a realistic plan.
Niyetlerin **övgüye değer** olsa da, gerçekçi bir plana ihtiyacımız var.