"largess" in Turkish
Definition
Özellikle zengin ya da güçlü kişiler tarafından cömertçe para, hediye veya yardım verilmesi durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve yazılı dilde kullanılan bir kelimedir; büyük ve dikkat çekici cömertlikleri tanımlar, küçük hediyeler için tercih edilmez.
Examples
The charity was grateful for the company's largess.
Yardım kuruluşu, şirketin **cömertliğine** minnettardı.
They survived the winter thanks to the king's largess.
Kralın **cömertliği** sayesinde kışı atlattılar.
The festival was funded by the mayor's largess.
Festival, belediye başkanının **cömertliği** ile finanse edildi.
Many artists owe their careers to the largess of wealthy patrons.
Birçok sanatçı, varlıklı hamilerin **cömertliğine** kariyerlerini borçludur.
Without corporate largess, these public events wouldn't happen.
Şirketlerin **cömertliği** olmadan bu halk etkinlikleri yapılamazdı.
Some questioned whether the politician's largess was genuine or just for show.
Bazıları politikacının **cömertliğinin** samimi olup olmadığını ya da gösteriş için olup olmadığını sorguladı.