Herhangi bir kelime yazın!

"languishing" in Turkish

güçsüzleşmekdurgunlaşmakzayıflamak

Definition

Kuvvetten, motivasyondan veya isteklilikten yoksun kalıp zayıflama ya da durağan hale gelme durumu. Bir kişinin, duygunun veya şeyin zamanla daha az aktif olması anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi ve psikolojik bağlamda kullanılır; 'languishing in prison' gibi ifadelerde görülür. Birinin gelişememesi, umutların azalması gibi duygusal durumları anlatmak için yaygındır.

Examples

She has been languishing without any new challenges at work.

İşinde yeni bir zorluk olmadığı için o **güçsüzleşiyor**.

Many plants are languishing because they haven’t been watered.

Sulanmamış pek çok bitki **zayıflıyor**.

He felt like he was languishing at home during the lockdown.

Kapanma sırasında evde **durgunlaştığını** hissetti.

If you’re languishing, it might help to talk to a friend about how you feel.

Eğer **durgunlaşıyorsan**, duygularını bir arkadaşınla konuşmak faydalı olabilir.

Their plans for the project have been languishing for months.

Projeye dair planları aylardır **durgunlaşıyor**.

She noticed her creativity was languishing and tried new hobbies to reignite it.

Yaratıcılığının **güçsüzleştiğini** fark etti ve yeniden canlandırmak için yeni hobiler denedi.