"lamely" in Turkish
Definition
Birinin açıklama veya mazeretini güçsüz, isteksiz veya inandırıcı olmadan yaptığı durumları anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'özür dilemek', 'cevaplamak' gibi fiillerle kullanılır ve yetersizlik veya isteksizlik ifade eder. Olumsuz bir ton taşır.
Examples
He lamely excused himself for being late.
Geç kaldığı için **zayıfça** kendini savundu.
She answered the question lamely.
Soruya **sönük bir şekilde** cevap verdi.
The dog lamely tried to walk after injuring its leg.
Köpek bacağını incittikten sonra **zayıfça** yürümeye çalıştı.
He lamely joked about his mistake to avoid embarrassment.
Utançtan kaçınmak için hatası hakkında **sönük bir şekilde** şaka yaptı.
"I'm just tired," she said lamely, not wanting to explain more.
"Sadece yorgunum" dedi **zayıfça**, daha fazla açıklama istemeyerek.
After forgetting his homework again, Tim lamely promised it wouldn’t happen next time.