Herhangi bir kelime yazın!

"kumquat" in Turkish

kumkuat

Definition

Kumkuat, kabuğu yenilebilen, tatlı, küçük ve turuncu renkli bir narenciye meyvesidir; içi ekşimsidir. Çoğunlukla bütün olarak yenir veya reçel ve tatlılarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Kumkuat' resmi bir sözcüktür; günlük hayatta 'portakal' veya 'limon' kadar yaygın değildir. Genellikle yemek veya tatlı tariflerinde geçer.

Examples

Have you ever tried a kumquat? You eat the whole thing!

Hiç **kumkuat** denedin mi? Tamamını yiyorsun!

We made jam out of the kumquats from our backyard tree.

Arka bahçedeki ağaçtaki **kumkuatlar**dan reçel yaptık.

A kumquat is small and orange.

Bir **kumkuat** küçüktür ve turuncu renktedir.

You can eat a kumquat with its skin.

Bir **kumkuat**ı kabuğuyla yiyebilirsin.

I bought some fresh kumquats at the market.

Pazardan taze **kumkuatlar** aldım.

The kumquat has a sweet skin but a tangy inside—it's a fun mix!

**Kumkuat**ın kabuğu tatlı ama içi ekşi—eğlenceli bir tat!