"kookie" in Turkish
Definition
Eğlenceli veya tuhaf bir şekilde alışılmadık davranan kişiler ya da şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Olumlu veya sempatik bir 'farklılığa' vurgu yapmak için eğlenceli ve samimi bir şekilde kullanılır. Ciddi sorunlar için kullanılmaz.
Examples
My aunt is a little kookie but very kind.
Teyzem biraz **tuhaf**, ama çok naziktir.
That movie was really kookie and fun.
O film gerçekten **tuhaf** ve eğlenceliydi.
His kookie ideas make us laugh.
Onun **tuhaf** fikirleri bizi güldürüyor.
She wore a kookie hat to the party and everyone loved it.
Partiye **tuhaf** bir şapka ile geldi ve herkes onu çok beğendi.
Sometimes being a bit kookie makes life interesting.
Bazen biraz **tuhaf** olmak hayatı ilginç kılar.
Don't mind his kookie sense of humor—he means well.
Onun **tuhaf** mizah anlayışını takma—iyi niyetli biridir.