"knock down" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi yere düşürmek, bir binayı yıkmak veya bir ürünün fiyatını düşürmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik dilde kullanılır. Özellikle spor, kaza, bina yıkımı ve fiyat indirimi durumlarında yaygındır. 'knock over' ile karıştırmayın.
Examples
The wind was strong enough to knock down the fence.
Rüzgar o kadar kuvvetliydi ki çiti **yıktı**.
They will knock down the old building next week.
Eski binayı gelecek hafta **yıkacaklar**.
The store decided to knock down the prices for the sale.
Mağaza, indirim için fiyatları **düşürmeye karar verdi**.
He accidentally knocked down a cyclist while parking.
Araba park ederken kazara bir bisikletliyi **yere serdi**.
If you don't agree, try to knock down their offer a bit more.
Kabul etmezsen, tekliflerini biraz daha **düşürmeye çalış**.
The boxer managed to knock down his opponent twice in the match.
Boksör maçta rakibini iki kere **yere serdi**.