"knobby" in Turkish
Definition
Yüzeyinde küçük, sert çıkıntılar veya düğümler bulunan, genellikle pürtüklü veya kabarık yapılar için kullanılan bir sıfattır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayri resmi durumda, özellikle 'knobby knees' (düğümlü dizler) gibi sözcüklerle kullanılır. İnsanlar için mizahi olarak kullanılmalı.
Examples
He has knobby knees that stick out.
Onun dizleri **düğümlü** ve dışarı doğru çıkıktı.
The old tree's knobby branches looked strange.
Yaşlı ağacın **düğümlü** dalları tuhaf görünüyordu.
The potato was rough and knobby.
Patates oldukça pürüzlü ve **düğümlü**ydü.
His knobby fingers made playing the guitar hard.
Onun **düğümlü** parmakları gitar çalmayı zorlaştırıyordu.
The road was so knobby that the car shook all the way.
Yol o kadar **düğümlü**ydü ki araba yol boyu sallandı.
She laughed about her knobby elbows after her fall.
Düştükten sonra **düğümlü** dirsekleriyle ilgili güldü.