Herhangi bir kelime yazın!

"kleptomaniac" in Turkish

kleptomankleptoman hastası

Definition

Kleptoman, ihtiyacı olmasa bile bir şeyleri çalma dürtüsüne karşı koyamayan kişidir. Bu, tıbbi olarak kleptomani olarak bilinen bir hastalıktır.

Usage Notes (Turkish)

‘Kleptoman’ tıbbi bir terimdir ve sıradan hırsızlık için kullanılmaz. Psikolojik veya hukuki bağlamlarda geçerlidir. 'Kleptomani' ise hastalığın adıdır.

Examples

A kleptomaniac finds it hard to stop stealing.

Bir **kleptoman** için çalmayı bırakmak zordur.

The doctor diagnosed her as a kleptomaniac.

Doktor, ona **kleptoman** tanısı koydu.

A kleptomaniac often steals without realizing it.

Bir **kleptoman**, çoğu zaman istemsizce hırsızlık yapar.

People sometimes mistake a kleptomaniac for an ordinary thief, but their reasons are different.

İnsanlar bazen bir **kleptomani**yi sıradan bir hırsızla karıştırır, fakat nedenleri farklıdır.

He didn't want to be a kleptomaniac, but he couldn't control his impulses.

**Kleptoman** olmak istemiyordu ama dürtülerine engel olamıyordu.

The shop owner realized the boy was a kleptomaniac and needed help, not punishment.

Mağaza sahibi çocuğun bir **kleptoman** olduğunu ve cezaya değil, yardıma ihtiyacı olduğunu fark etti.