"kick the bucket" in Turkish
Definition
Bir kişinin ölmesini esprili ve samimi bir şekilde anlatan gayri resmi bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Yalnızca yakın çevreyle ya da espri amacıyla kullanılır; resmi veya hassas ortamlarda kullanılmaz. Genellikle fıkra ya da samimi sohbetlerde rastlanır.
Examples
When someone kicks the bucket, it means they have died.
Birisi **tahtalı köyü boyladı** dediğimizde, onun öldüğü anlamına gelir.
My neighbor's dog kicked the bucket last night.
Dün gece komşumun köpeği **tahtalı köyü boyladı**.
People sometimes use 'kick the bucket' instead of 'die.'
İnsanlar bazen 'ölmek' yerine '**tahtalı köyü boylamak**' ifadesini kullanır.
He acts like he'll live forever, but one day he'll kick the bucket like everyone else.
Sonsuza dek yaşayacakmış gibi davranıyor ama bir gün herkes gibi o da **tahtalı köyü boylayacak**.
Nobody wants to kick the bucket young.
Kimse genç yaşta **tahtalı köyü boylamak** istemez.
They bought a vacation home right before they kicked the bucket—at least they enjoyed it a little!
Onlar **tahtalı köyü boylamadan** hemen önce yazlık aldılar—en azından biraz keyif aldılar!