"keenly" in Turkish
Definition
Bir hissi, farkındalığı veya gözlemi çok yoğun, derin veya dikkatli şekilde belirtmek.
Usage Notes (Turkish)
'keenly' kelimesi günlük konuşmada fazla geçmez; daha çok yazılı veya resmi anlatımda ve 'keenly aware', 'keenly interested' gibi ifadelerde sıkça kullanılır.
Examples
She listened keenly to every word.
O her kelimeyi **dikkatle** dinledi.
He felt the loss keenly.
Kaybı **yoğun biçimde** hissetti.
The changes were keenly observed by the staff.
Personel değişiklikleri **dikkatle** gözlemledi.
She was keenly aware of the tension in the room.
Odada gerginliğin farkında olduğunu **yoğun biçimde** hissediyordu.
As a journalist, he watches political events keenly.
Bir gazeteci olarak, siyasi olayları **dikkatle** takip ediyor.
They keenly anticipated the results of the competition.
Yarışmanın sonuçlarını **heyecanla** bekliyorlardı.