"kayak" in Turkish
Definition
Çift uçlu kürekle sürülen küçük ve dar bir tekne; genellikle su sporları ya da nehir ve göl gezintilerinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Kayak' hem isim (tekne) hem de fiil ('kayak yapmak'=kayak ile gitmek) olarak kullanılır. Spor, macera veya doğa etkinliklerinde sıklıkla geçer. 'Kano'dan farkı çift uçlu kürek kullanılmasıdır.
Examples
She learned how to paddle a kayak last summer.
Geçen yaz **kayak** kürek çekmeyi öğrendi.
A kayak is smaller than a canoe.
Bir **kayak** kano'dan daha küçüktür.
We rented a kayak for the afternoon.
Öğleden sonra için bir **kayak** kiraladık.
Have you ever tried kayaking on a fast river?
Hızlı bir nehirde hiç **kayak** yaptın mı?
He bought a new kayak for his weekend trips.
Hafta sonu gezileri için yeni bir **kayak** aldı.
The lake was so calm that we could easily paddle our kayaks all morning.
Göl o kadar sakindi ki bütün sabah rahatça **kayaklarımızı** sürebildik.