"jutting" in Turkish
Definition
Bir yüzeyden aniden veya belirgin şekilde dışarıya doğru çıkan şeyleri tanımlar. Genellikle fiziksel nesne veya mekânlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'jutting' daha çok betimleyici metinlerde, örneğin 'jutting rocks', 'jutting chin' gibi kullanılır. Teknik anlamda 'projeksiyon' ile karıştırmayın.
Examples
The cliff has a jutting edge.
Uçurumun bir **çıkıntılı** kenarı var.
Her jutting chin makes her face unique.
Onun **çıkıntılı** çenesi yüzünü eşsiz kılıyor.
A jutting branch blocked the path.
Bir **dışarı çıkık** dal yolu kapattı.
The balcony was jutting over the street, offering a perfect view.
Balkon, sokağın üstüne **çıkıntılı** bir şekilde uzanıyor ve harika bir manzara sunuyordu.
You have to watch out for the jutting rocks while swimming here.
Burada yüzerken **çıkıntılı** kayalara dikkat etmek gerekir.
A jutting tooth made his smile unforgettable.
Bir **çıkıntılı** diş onun gülüşünü unutulmaz yaptı.