"justly" in Turkish
Definition
Bir kişiye veya duruma hakkaniyetli ve doğru şekilde davranmak veya yargılamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve yazılı metinlerde kullanılır. Gündelik konuşmada nadirdir; 'just' (yalnızca, tam olarak) ile karıştırmayın. 'yargılamak', 'hareket etmek', 'cezalandırmak', 'muamele etmek' gibi fiillerle birlikte kullanılır.
Examples
The judge acted justly in the case.
Hakim davada **adilce** davrandı.
People should be treated justly at work.
İnsanlara işte **adilce** davranılmalı.
He was justly punished for his actions.
Yaptıklarından dolayı **adilce** cezalandırıldı.
Not everyone feels they’ve been treated justly when rules aren’t clear.
Kurallar net olmadığında herkes **adilce** muamele gördüğünü düşünmez.
She argued that the decision wasn’t made justly and wanted an explanation.
Bu kararın **adilce** verilmediğini savundu ve bir açıklama istedi.
Awards should go to those who are justly deserving, not just those who are popular.
Ödüller sadece popüler olanlara değil, **adilce** hak edenlere verilmeli.