"jurisprudence" in Turkish
Definition
Hukukun nasıl işlediğini inceleyen bilim dalı veya hukuki kararlar ve ilkeler bütünüdür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle akademik veya hukuki ortamlarda kullanılır; günlük dilde nadiren geçer. 'comparative jurisprudence', 'Roman jurisprudence' gibi terimlerde rastlanır. 'Jurisdiction' veya 'justice' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
She studies jurisprudence at the university.
O, üniversitede **hukuk bilimi** okuyor.
Jurisprudence is important for understanding the law.
**Hukuk bilimi**, hukuku anlamak için önemlidir.
Many judges base their decisions on jurisprudence.
Birçok yargıç, kararlarını **hukuk teorisi**ne dayandırır.
If you want to become a legal scholar, you'll need a solid grasp of jurisprudence.
Hukuk bilim insanı olmak istiyorsan, **hukuk bilimi** konusunda iyi bir bilgiye sahip olmalısın.
The country's jurisprudence has changed a lot over the years.
Ülkenin **hukuk sistemi** yıllar içinde çok değişti.
I find jurisprudence fascinating because it connects law with philosophy and society.
**Hukuk bilimi**ni ilgi çekici buluyorum çünkü hukuk, felsefe ve toplumu birleştiriyor.