"judiciously" in Turkish
Definition
İyi bir değerlendirme, akıl ve dikkatle karar verildiğinde kullanılan bir şekilde.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve akademik ortamlarda, 'choose', 'invest', 'use', 'act' gibi fiillerle birlikte kullanılır; ani değil, akıllıca, dikkatli karar almayı ifade eder.
Examples
She spent her money judiciously.
O parasını **akıllıca** harcadı.
We need to use our resources judiciously.
Kaynaklarımızı **akıllıca** kullanmamız gerekiyor.
He chooses his words judiciously.
O, kelimelerini **akıllıca** seçiyor.
By planning judiciously, they finished the project on time.
**Akıllıca** planlayarak projeyi zamanında bitirdiler.
You have to invest judiciously in today’s market.
Bugünkü piyasada **akıllıca** yatırım yapmalısın.
After listening to everyone, she responded judiciously rather than emotionally.
Herkesi dinledikten sonra, o duygusal davranmak yerine **akıllıca** cevap verdi.