"jostling" in Turkish
Definition
Kalabalıkta ya da rekabet ortamında insanların birbirini sertçe itip kakması veya üstünlük elde etmek için yarışmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmî dilde kullanılır. Genellikle kalabalık veya rekabeti anlatırken ('jostling crowd', 'jostling for position') kullanılır. Hafif temaslarda kullanılmaz.
Examples
The people were jostling in the busy market.
İnsanlar kalabalık pazarda **itiş kakış** halindeydi.
There was a lot of jostling at the concert entrance.
Konser girişinde çok fazla **itme kakma** vardı.
Children were jostling to get to the front of the line.
Çocuklar sıranın önüne geçmek için **itip kakışıyorlardı**.
He got tired of all the jostling on the subway every morning.
Her sabah metroda yaşanan bu **itme kakma**dan bıktı.
There's a lot of jostling among the candidates for that top job.
O üst pozisyon için adaylar arasında çok fazla **yarışma** var.
Despite the jostling, she stayed calm and didn’t lose her place.
Tüm **itme kakmaya** rağmen soğukkanlılığını korudu ve yerini kaybetmedi.