Herhangi bir kelime yazın!

"jingly" in Turkish

şıkırdayançınlayan

Definition

Hafif ve hoş bir çan ya da metalik ses çıkaran nesneler için kullanılır. Genellikle bayram, takı ve anahtarlarda rastlanır.

Usage Notes (Turkish)

Genelde bayram, şenlik gibi neşeli ortamlarda ve ince, metalik seslerde kullanılır. Kaba ya da yüksek sesler için tercih edilmez.

Examples

The jingly bells hung on the Christmas tree.

Yılbaşı ağacında **şıkırdayan** çanlar asılıydı.

She wore jingly bracelets on her wrist.

Bileğinde **şıkırdayan** bilezikler vardı.

The keys in his pocket were jingly as he walked.

Yürürken cebindeki anahtarlar **şıkırdayan** sesler çıkarıyordu.

The song had a cheerful, jingly tune perfect for the holidays.

Şarkının tatil için mükemmel, neşeli ve **şıkırdayan** bir ezgisi vardı.

I love the jingly sound of coins in a purse.

Cüzdanda bozuk paraların **şıkırdayan** sesini seviyorum.

Her laugh was bright and almost jingly.

Onun kahkahası parlak ve neredeyse **şıkırdayan** gibiydi.