Herhangi bir kelime yazın!

"jewelled" in Turkish

mücevherlitaşlı (değerli taşlarla süslenmiş)

Definition

Değerli taşlarla süslenmiş veya üzerinde mücevher bulunan nesneler için kullanılır. Genellikle gösterişli ve şık bir görünümü anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi veya sanatsal anlatımlarda kullanılır. 'jewelled crown' veya 'jewelled sky' gibi ifadelerde geçer. Günlük konuşmada sık rastlanmaz.

Examples

The queen wore a jewelled crown at the ceremony.

Kraliçe törende **mücevherli** bir taç taktı.

She opened a jewelled box to find her necklace.

Kolyeyi bulmak için **mücevherli** kutuyu açtı.

The dress had a jewelled belt that sparkled.

Elbisenin parlayan **mücevherli** bir kemeri vardı.

His sword's jewelled handle caught the light beautifully.

Kılıcının **mücevherli** kabzası ışığı çok güzel yansıttı.

In the museum, I saw a jewelled casket from the 16th century.

Müzede 16. yüzyıldan kalma bir **mücevherli** sandık gördüm.

The sunset painted a jewelled sky across the horizon.

Gün batımı ufku **mücevherli** bir gökyüzüyle boyadı.