Herhangi bir kelime yazın!

"jaundiced" in Turkish

önyargılıalaycısarılıklı

Definition

Geçmişteki kötü deneyimler nedeniyle önyargılı veya alaycı bakış açısına sahip olan kişi, ya da sarılık hastalığı nedeniyle cildi sararmış olan kişi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmî yazılarda veya edebiyatta 'önyargılı bakış', 'alaycı yaklaşım' gibi anlamlarda kullanılır. Tıpta sarılık belirtisi için daha az rastlanır. 'jealous' veya 'judged' ile karıştırmayın.

Examples

He has a jaundiced view of politicians.

Siyasetçilere karşı **önyargılı** bir bakışı var.

The patient looked jaundiced and tired.

Hasta **sarılıklı** ve yorgun görünüyordu.

She gave a jaundiced answer to my question.

Soruma **alaycı** bir cevap verdi.

Years in the industry left him with a jaundiced perspective.

Sektörde geçen yıllar onun **önyargılı** bir bakış açısı kazanmasına sebep oldu.

Don’t take her jaundiced remarks too seriously, she’s had some bad experiences.

Onun **önyargılı** sözlerini çok ciddiye alma, kötü deneyimler yaşamış.

Reporters can become jaundiced from hearing too many empty promises.

Gazeteciler çok fazla boş vaat dinleyince **alaycı** olabilirler.