"irreverence" in Turkish
Definition
Genellikle ciddi kabul edilen din, otorite veya gelenekler gibi unsurlara karşı saygı veya ciddiyet eksikliği.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmî veya yarı-resmî ortamlarda, otorite veya gelenek karşıtı tutum ya da espri için kullanılır. Bireysel saygısızlık anlamında değil, mizah ya da eleştiri için tercih edilir.
Examples
His irreverence made the old traditions seem less important.
Onun **saygısızlığı**, eski geleneklerin önemini azaltmıştı.
The comedian's irreverence shocked some people in the audience.
Komedyenin **saygısızlığı** bazı seyircileri şok etti.
Her irreverence towards authority made her popular among students.
Otoriteye karşı gösterdiği **saygısızlık**, öğrenciler arasında onu popüler yaptı.
The movie’s irreverence is what makes it so funny and fresh.
Filmin **saygısızlığı**, onu bu kadar komik ve taze kılan şeydir.
His sense of irreverence came through in every joke he told.
Onun **saygısızlık** duygusu yaptığı her espride kendini gösterdi.
I admire her irreverence—she’s not afraid to question the rules.
Onun **saygısızlığını** takdir ediyorum—kuralları sorgulamaktan korkmuyor.