"iridescent" in Turkish
Definition
Farklı açılardan bakıldığında ışığın yansımasıyla renk değiştiren, gökkuşağı gibi parlayan yüzeyleri tanımlamak için kullanılır. Örneğin, sabun köpüğü veya tavus kuşu tüyü gibi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya tasvir edici ifadelerde kullanılır. Sadece parlak değil, renklerin değişimi vurgulanır. "Iridescent bubbles" gibi kullanımda gökkuşağı etkisi anlatılır.
Examples
The soap bubble looked iridescent in the sunlight.
Sabun köpüğü güneş ışığında **ışıltılı** görünüyordu.
She bought a dress with iridescent colors.
O, **ışıltılı** renklere sahip bir elbise aldı.
The fish had iridescent scales.
Balığın pulları **ışıltılı** renkteydi.
The sky turned a soft iridescent pink after the storm.
Fırtınadan sonra gökyüzü hafif **ışıltılı** pembe oldu.
Her makeup gave her eyes an iridescent glow.
Makyajı gözlerine **ışıltılı** bir parıltı kattı.
I love how the sea looks iridescent at sunset.
Gün batımında denizin **ışıltılı** görünüşünü seviyorum.