"inwards" in Turkish
Definition
Bir şeyin dışına değil, içine ya da merkezine doğru hareket etmeyi ifade eder. Genellikle bir yön veya odaklanma içeriye doğru olduğunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı veya resmi dilde kullanılır. Yönlendirmelerde ('içe doğru hareket edin') sıklıkla görülür. Konuşmada genelde 'içeri' veya 'içeriye' tercih edilir.
Examples
The doors open inwards.
Kapılar **içe doğru** açılır.
She took a deep breath and looked inwards.
Derin bir nefes aldı ve **içine doğru** baktı.
Push the button and the tray will slide inwards.
Düğmeye basınca tepsi **içe doğru** kayar.
When it started raining, everyone moved inwards to find shelter.
Yağmur başlayınca herkes sığınmak için **içe doğru** geçti.
The pain seemed to grow inwards, deep in his chest.
Ağrı sanki göğsünün derinliklerinde **içe doğru** büyüyordu.
Sometimes you have to look inwards to find the answers.
Bazen cevapları bulmak için **içe doğru** bakmak gerekir.