"invokes" in Turkish
Definition
Bir şeyi destek almak için çağırmak veya ortaya çıkmasına sebep olmak; genellikle yasa, hak, duygu veya güçler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, hukuki ya da teknik metinlerde kullanılır. 'invoke a law/right' yasa/hak uygulamak; 'invoke a feeling' his uyandırmak anlamındadır. 'evoke' ile karıştırmayın.
Examples
The lawyer invokes the new law to support her case.
Avukat, davasını desteklemek için yeni yasaya **başvurdu**.
This music invokes happy memories of my childhood.
Bu müzik, çocukluğumun mutlu anılarını **çağırıyor**.
He invokes his right to remain silent.
O, sessiz kalma hakkını **başvuruyor**.
Sometimes a scent invokes powerful emotions you forgot you had.
Bazen bir koku, unuttuğunuz güçlü duyguları **çağırır**.
The ceremony invokes ancient traditions.
Tören, antik gelenekleri **çağırıyor**.
If a problem occurs, the system automatically invokes safe mode.
Bir sorun oluşursa, sistem otomatik olarak güvenli mod'u **başlatır**.