"invigorating" in Turkish
Definition
Size enerji veya canlılık kazandıran, kendinizi daha dinç ve zinde hissettiren şeyler için kullanılır. Genellikle güç veya tazelik veren durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Canlandırıcı' genellikle olumlu enerji veren deneyimler ('invigorating shower', 'invigorating walk' gibi) için kullanılır. Olumsuz durumlarla birlikte tercih edilmez, biraz resmî bir kelimedir.
Examples
A cold swim in the lake is very invigorating.
Gölde soğuk yüzmek çok **canlandırıcı**dır.
The fresh mountain air feels invigorating.
Taze dağ havası çok **canlandırıcı** gelir.
This herbal tea is very invigorating in the morning.
Bu bitki çayı sabahları çok **canlandırıcı**dır.
There's nothing more invigorating than a brisk walk on a chilly day.
Serin bir günde tempolu yürüyüşten daha **canlandırıcı** hiçbir şey yoktur.
That music is so invigorating—it really wakes me up!
O müzik çok **canlandırıcı**—gerçekten beni uyandırdı!
My workout felt especially invigorating today after a good night's sleep.
İyi bir uykudan sonra bugünkü antrenmanım özellikle **canlandırıcı**ydı.