"intruded" in Turkish
Definition
İzin almadan bir yere girmek veya istenmeyen bir durumda bulunmaktır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlam taşır; mahremiyet, ev veya sohbete izinsiz girme için kullanılır. Fiziksel saldırı anlamında kullanılmaz; istenmeyen varlığı veya bölmeyi ifade eder.
Examples
He intruded into our conversation without asking.
O, bizim sohbetimize izin istemeden **müdahale etti**.
Someone intruded into my room last night.
Dün gece birisi odamıza **izinsiz girdi**.
The noise intruded on my sleep.
Gürültü uykuma **izinsiz girdi**.
Sorry if I intruded—I didn’t know you were busy.
Eğer **müdahale ettiysem** özür dilerim—meşgul olduğunu bilmiyordum.
They felt like outsiders who had intruded into a private moment.
Onlar, dışarıdan gelenlerin özel bir ana **müdahale ettiğini** hissettiler.
My curiosity intruded where it shouldn’t have.
Merakım olmaması gereken yere **müdahale etti**.