Herhangi bir kelime yazın!

"interlocked" in Turkish

kilitlibirbirine geçmiş

Definition

Birbirine sıkı şekilde bağlanmış veya geçmeli şekilde birleşmiş; kolayca ayrılmaz.

Usage Notes (Turkish)

'interlocked fingers' gibi ifadelerle sıkça kullanılır; mekanik veya teknik açıklamalarda yaygındır.

Examples

The two puzzles pieces were interlocked tightly.

İki yapboz parçası sıkıca **kilitli**ydi.

She walked with their fingers interlocked.

O, parmakları **birbirine geçmiş** şekilde yürüdü.

The gears in the machine are interlocked.

Makinedeki dişliler **birbirine geçmiş** durumda.

They sat together, hands interlocked, and watched the sunset.

Onlar birlikte oturup elleri **kilitli** bir şekilde gün batımını izlediler.

The designer created interlocked rings for the logo.

Tasarımcı, logo için **birbirine geçmiş** halkalar oluşturdu.

Their destinies seemed interlocked from the start.

Kaderleri en başından beri **birbirine geçmiş** gibiydi.