Herhangi bir kelime yazın!

"interlaced" in Turkish

iç içe geçmişbirbirine karışmış

Definition

Birbirine geçmiş veya karışmış, bağlantılı bir şekilde oluşan şeyleri anlatır. Özellikle ip, parmak veya karmaşık öğelerde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya teknik ifadelerde kullanılır. 'İç içe geçmiş parmaklar', 'örgülü iplikler', 'karmaşık öyküler' gibi bağlamlarda sık görülür. Gündelik konuşmada yaygın değildir.

Examples

Two ropes were interlaced to make a strong cord.

İki ip **iç içe geçmiş** şekilde güçlü bir halat oluşturuldu.

Her fingers were interlaced in her lap.

Parmakları kucağında **iç içe geçmiş** durumdaydı.

The basket was made of interlaced strips of bamboo.

Sepet, bambu **iç içe geçmiş** şeritlerden yapılmıştı.

Their stories became interlaced over the years.

Yıllar içinde hikayeleri **birbirine karışmış** hale geldi.

He sat quietly, fingers interlaced, waiting for the news.

O, elleri **iç içe geçmiş** şekilde sessizce oturuyordu ve haberleri bekliyordu.

The movie’s music and visuals are perfectly interlaced.

Filmin müziği ve görselleri mükemmel bir şekilde **iç içe geçmiş**.