Herhangi bir kelime yazın!

"intercedes" in Turkish

arabuluculuk ederaracılık eder

Definition

Birinin adına, özellikle bir anlaşmazlığı çözmek veya ona yardım istemek için harekete geçmek ya da konuşmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve ciddi ortamlarda (hukuki, diplomatik veya kişisel) kullanılır. 'intercede on someone's behalf', 'intercede with', 'intercede for' gibi kalıplarla sık görülür. Gündelik dilde kullanılmaz.

Examples

She intercedes for her friend when there is an argument.

Bir tartışma olunca, arkadaşı için **arabuluculuk eder**.

The lawyer intercedes with the judge on behalf of his client.

Avukat, müvekkili adına hakime karşı **aracılık eder**.

He intercedes for the poor in his community.

Toplumundaki yoksullar için **arabuluculuk eder**.

Whenever siblings fight, their mother usually intercedes to calm things down.

Kardeşler kavga ettiğinde, anneleri genellikle ortamı yatıştırmak için **arabuluculuk eder**.

Don't worry—if anything gets complicated, Sarah always intercedes on our behalf.

Endişelenme—bir şey karmaşıklaşırsa, Sarah her zaman bizim adımıza **arabuluculuk eder**.

He respects people who quietly intercede instead of arguing.

O, tartışmak yerine sessizce **arabuluculuk eden** insanlara saygı duyar.