Herhangi bir kelime yazın!

"instigate" in Turkish

kışkırtmakteşvik etmek (olumsuz anlamda)

Definition

Birini özellikle kötü bir şeyi başlatmaya veya yapmaya teşvik etmek ya da kışkırtmak anlamına gelir. Çoğunlukla kavga veya karışıklık başlatmak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok olumsuz ve resmi durumlarda kullanılır; olumlu olaylar için uygun değildir ('instigate a fight' = 'kavga başlatmak').

Examples

He tried to instigate a fight between his classmates.

O, sınıf arkadaşları arasında kavga **kışkırtmaya** çalıştı.

Rumors can instigate panic in a group of people.

Söylentiler bir grupta panik **kışkırtabilir**.

The leader's speech instigated protests across the city.

Liderin konuşması şehir genelinde protestoları **kışkırttı**.

They accused him of trying to instigate trouble at the meeting.

Toplantıda sorun **kışkırtmaya** çalıştığı için onu suçladılar.

Don't let anyone instigate you into making a bad decision.

Kimsenin seni kötü bir karar almaya **kışkırtmasına** izin verme.

Some people like to instigate arguments just to get attention.

Bazı insanlar sadece dikkat çekmek için tartışma **kışkırtmaktan** hoşlanır.