"insistently" in Turkish
Definition
Bir şeyi vazgeçmeden, tekrar tekrar ve kararlı bir şekilde yapmak veya söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'ısrarlı bir şekilde sormak', 'ısrarlı şekilde kapıyı çalmak' gibi tekrar edilen hareketlerde kullanılır. Eylemler için geçerlidir; kişiler için kullanılmaz. Hafifçe rahatsız edici bir durum anlatabilir.
Examples
She knocked insistently on the door until someone answered.
Birisi cevap verene kadar kapıyı **ısrarla** çaldı.
The phone rang insistently during dinner.
Akşam yemeği sırasında telefon **ısrarla** çaldı.
He asked insistently for help with his homework.
Ödevine yardım etmek için **ısrarla** yardım istedi.
If you keep calling insistently, someone will eventually pick up.
**Israrla** aramaya devam edersen sonunda birisi açacaktır.
She insistently reminded me about the deadline—I won't forget!
Son tarihi bana **ısrarla** hatırlattı—artık unutmam!
The baby cried insistently until he got his milk.
Bebek, sütünü alıncaya kadar **ısrarla** ağladı.