"inlet" in Turkish
Definition
Küçük, dar bir koy ya da suyun daha büyük bir su kütlesine aktığı bir geçit anlamına gelir; teknik olarak ise, hava, su veya başka bir sıvının girdiği yer anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok coğrafya veya teknik alanlarda kullanılır. 'Air inlet', 'water inlet' gibi teknik ifadelerde geçer; günlük Türkçede sık değildir.
Examples
The river flows into the sea through a narrow inlet.
Nehir, dar bir **koy**dan denize akar.
The boat anchored in a calm inlet along the coast.
Tekne, kıyı boyunca sakin bir **koy**da demirledi.
Please make sure the water inlet is not blocked.
Lütfen su **girişi** tıkalı olmasın, kontrol edin.
They went fishing in a hidden inlet that only locals know about.
Sadece yerlilerin bildiği gizli bir **koy**da balık tuttular.
The air conditioner stopped working because its inlet was clogged with dust.
Klima çalışmadı çünkü **girişi** tozla tıkanmıştı.
You can spot dolphins swimming near the mouth of the inlet at sunset.
Gün batımında, **koy**un ağzında yüzen yunusları görebilirsin.