"inhibition" in Turkish
Definition
Kişinin utangaçlık veya korkudan dolayı kendini özgürce ifade edememesi durumu; ayrıca bilimde bir sürecin yavaşlatılması veya engellenmesi anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve bilimsel bağlamlarda sıkça geçer; psikoloji ve günlük yaşamda da kullanılır ('social inhibition' = sosyal çekingenlik). 'prohibition' (yasak) ile karıştırmayın. Hem duygu kontrolünü hem de kimyasal/biolojik engellemeleri ifade edebilir.
Examples
She felt strong inhibition when speaking in public.
Herkesin önünde konuşurken güçlü bir **çekinme** hissetti.
Alcohol can lower people’s inhibition.
Alkol, insanların **çekinme** duygusunu azaltabilir.
The medicine works by causing inhibition of the virus.
İlaç, virüsün **inhibisyon**una neden olarak çalışır.
Her lack of inhibition at the party surprised everyone.
Partideki **çekinme**sizlik hali herkesi şaşırttı.
He danced without any inhibition.
O, hiç bir **çekinme** olmadan dans etti.
Social inhibition can make meeting new people difficult.
Sosyal **çekinme** yeni insanlarla tanışmayı zorlaştırabilir.