"ingratiate with" in Turkish
Definition
Birinin sevgisini veya onayını kazanmak amacıyla aşırı ilgi göstermek veya yalakalık yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve çoğunlukla olumsuz; birine özellikle çıkar için aşırı hoş görünmeye çalışmak anlamına gelir. Genellikle 'ingratiate oneself with' kalıbında görülür, günlük kullanımda nadirdir.
Examples
He tried to ingratiate with his new boss by always agreeing with her.
Yeni patronuna sürekli katılarak **göze girmeye** çalıştı.
Some students try to ingratiate with teachers to get better grades.
Bazı öğrenciler daha iyi not almak için öğretmenlerine **göze girmeye** çalışır.
She wanted to ingratiate with her boyfriend’s family at dinner.
Akşam yemeğinde erkek arkadaşının ailesine **göze girmek** istedi.
He’s always trying to ingratiate with the manager, but it just seems fake.
O hep müdüre **yalakalık yapmaya** çalışıyor ama bu yapmacık geliyor.
Don’t ingratiate with people just to get what you want—it rarely works.
Sadece bir şey elde etmek için insanlara **yalakalık yapma**—bu çoğunlukla işe yaramaz.
She spent the whole night trying to ingratiate with the guests.
Bütün gece misafirlere **göze girmeye** çalıştı.