"infused" in Turkish
Definition
Bir şeyin içine özellik, duygu veya madde katılarak tamamen onunla dolmuş veya etkilenmiş olması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle içecekler ya da soyut kavramlar için kullanılır (örneğin, 'herb-infused tea', 'a room infused with joy'). Daha çok edilgen halde, resmî veya edebi bir dilde karşınıza çıkar.
Examples
The tea was infused with fresh mint leaves.
Çay, taze nane yapraklarıyla **aşılanmıştı**.
The water was infused with lemon.
Su, limonla **tatlandırılmıştı**.
The room was infused with sunlight.
Oda güneş ışığıyla **dolmuştu**.
His words were infused with hope.
Sözleri, umutla **aşılanmıştı**.
This sauce is infused with garlic and herbs for extra flavor.
Bu sos, fazladan lezzet için sarımsak ve otlarla **aşılanmıştır**.
Her art is infused with memories from her childhood.
Sanatı, çocukluğundan anılarla **işlenmiştir**.