Herhangi bir kelime yazın!

"inflicting" in Turkish

vermek (acı/zarar)uygulamak (ceza)

Definition

Birine bilerek acı, zarar veya sıkıntı yaşatmak, olumsuz bir etki oluşturmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya yazılı dilde kullanılır; örn. 'inflicting pain', 'inflicting damage'. Daima olumsuz bir şeyden bahseder. 'impose' ile karıştırılmamalı.

Examples

He was accused of inflicting pain on others.

Başkasına acı **vermekle** suçlandı.

The storm is inflicting serious damage on the city.

Fırtına şehre ciddi zarar **veriyor**.

Some diseases are known for inflicting suffering on people.

Bazı hastalıkların insanlara acı **verdiği** biliniyor.

By inflicting strict rules, they hoped to improve behavior.

Davranışları geliştirmek için katı kuralları **uygulamak** istediler.

The movie was criticized for inflicting unnecessary violence on viewers.

Film, izleyicilere gereksiz şiddet **uygulandığı** için eleştirildi.

She apologized for inflicting her bad mood on everyone.

Kötü ruh halini herkese **yansıttığı** için özür diledi.