Herhangi bir kelime yazın!

"inflict" in Turkish

vermek (kötü bir şeyi)uğratmak

Definition

Birinin zarar, acı veya ceza gibi olumsuz bir şeyi yaşamasına neden olmak.

Usage Notes (Turkish)

'inflict' resmi ve ciddi durumlardadır; genellikle 'pain', 'damage', 'injury', 'punishment' gibi olumsuz kelimelerle birlikte kullanılır. Olumlu şeyler için kullanılmaz.

Examples

The storm inflicted heavy damage on the village.

Fırtına köye büyük zarar **verdi**.

He was sorry to inflict pain on his friend.

Arkadaşına acı **verdiği** için üzgündü.

The new law will inflict harsh punishment on criminals.

Yeni yasa suçlulara ağır ceza **verecek**.

I didn't mean to inflict my problems on you.

Sorunlarımı sana **yüklemek** istememiştim.

The critics inflicted harsh words on the director after the movie premiered.

Eleştirmenler filmden sonra yönetmene sert sözler **söyledi**.

If you lie, it might inflict more harm than you think.

Eğer yalan söylersen, düşündüğünden daha fazla zarar **verebilirsin**.