"infatuated" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye karşı çok güçlü ama genellikle kısa süren romantik bir ilgi veya hayranlık hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Kelime genellikle gerçek aşk veya uzun süreli dostluk için değil, yoğun ve kısa süreli bir romantik his için kullanılır. Sıklıkla 'with' ile birlikte kullanılır: 'infatuated with someone'.
Examples
She is infatuated with her new classmate.
O, yeni sınıf arkadaşına **vurulmuş** durumda.
He quickly became infatuated with the actress.
O, aktrisle çok çabuk **vurulmuş** oldu.
They were both infatuated at first sight.
İlk görüşte ikisi de birbirine **vurulmuştu**.
I was so infatuated that I couldn't think of anything else.
O kadar **vurulmuştum** ki başka hiçbir şey düşünemiyordum.
She knows he's just infatuated, not truly in love.
Onun sadece **vurulmuş** olduğunu, gerçekten aşık olmadığını biliyor.
Teenagers often get infatuated with celebrities.
Gençler ünlülere sık sık **vurulur**.