"inexorably" in Turkish
Definition
Durması, değişmesi ya da önlenmesi mümkün olmayan bir şekilde; genellikle süreçler veya olaylar sürekli olarak devam eder.
Usage Notes (Turkish)
Resmî, akademik metinlerde kullanılır; genellikle kaçınılmaz ya da olumsuz süreçleri anlatır. Gündelik konuşmada kullanmayın.
Examples
The ice was inexorably melting in the hot sun.
Buz, sıcak güneş altında **amansızca** eriyordu.
The population is inexorably increasing every year.
Nüfus her yıl **amansızca** artıyor.
Time moves inexorably forward.
Zaman **amansızca** ilerliyor.
No matter what we did, the deadline approached inexorably.
Ne yaparsak yapalım, son teslim tarihi **amansızca** yaklaşıyordu.
The disease spread inexorably through the small town.
Hastalık küçük kasabada **amansızca** yayıldı.
Technology is inexorably changing the way we live.
Teknoloji yaşam biçimimizi **amansızca** değiştiriyor.