Herhangi bir kelime yazın!

"inequality" in Turkish

eşitsizlik

Definition

Kişiler veya şeyler eşit şekilde değerlendirilmediğinde ortaya çıkan durumdur; genellikle servet, fırsatlar veya haklardaki adaletsiz farklılıkları belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'gelir eşitsizliği', 'cinsiyet eşitsizliği' gibi sosyal ve ekonomik konularda görülür; resmî ve akademik ortamlarda sık kullanılır. Adalet anlamındaki 'adaletsizlik' (inequity) ile karıştırmamaya dikkat edin.

Examples

There is a lot of inequality between rich and poor in many countries.

Birçok ülkede zengin ve fakir arasında çok fazla **eşitsizlik** var.

Gender inequality is still a problem today.

Günümüzde cinsiyet **eşitsizliği** hâlâ bir sorun.

Education can help reduce inequality.

Eğitim, **eşitsizlik** azaltmaya yardımcı olabilir.

Social inequality often leads to tension and conflict.

Sosyal **eşitsizlik** genellikle gerginlik ve çatışmaya yol açar.

He spoke out against racial inequality in the workplace.

O, işyerinde ırksal **eşitsizliğe** karşı çıktı.

Many activists are fighting to close the inequality gap.

Birçok aktivist, **eşitsizlik** farkını kapatmak için mücadele ediyor.