"indulgence" in Turkish
Definition
Birinin kendine veya başkasına küçük bir zevk ya da lüks yaşamayı izin vermesi ya da hoşgörülü davranması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle küçük zevkler, tatlılar veya rahatlıklar için kullanılır. Dini ya da ahlaki anlamda affetme veya hoşgörü için de kullanılabilir. 'self-indulgence', 'indulgence in' gibi ifadelerde yaygın.
Examples
A piece of cake is my favorite indulgence.
Bir parça kek benim en sevdiğim **zevk**.
Sometimes, parents show indulgence toward their children's mistakes.
Bazen ebeveynler çocuklarının hatalarına **hoşgörü** gösterebilir.
Too much indulgence can be unhealthy.
Çok fazla **hoşgörü** sağlıksız olabilir.
Sunday brunch has become my little weekend indulgence.
Pazar günü brunch benim küçük hafta sonu **zevkim** oldu.
She allowed herself a shopping spree as a rare indulgence.
Kendisine nadir bir **zevk** olarak alışveriş yapma izni verdi.
His boss's indulgence let him leave early on Fridays.
Patronunun **hoşgörüsü** sayesinde Cuma günleri erken çıkabildi.