"indisputable" in Turkish
Definition
Kimse tarafından karşı çıkılamayan, kesin doğru ve tartışmasız olan bir durum.
Usage Notes (Turkish)
'Tartışmasız gerçek', 'kesin kanıt' gibi kalıplarda resmi yazışmalarda veya ciddi tartışmalarda kullanılır. Sohbet dilinde nadiren kullanılır.
Examples
It is an indisputable fact that water boils at 100°C.
Suyun 100°C'de kaynadığı **tartışmasız** bir gerçektir.
Her talent is indisputable.
Onun yeteneği **tartışmasız**dır.
We have indisputable evidence of his innocence.
Onun masumiyetine dair **tartışmasız** kanıtlarımız var.
The results are indisputable; there's no way to deny them.
Sonuçlar **tartışmasız**; inkâr etmek mümkün değil.
That's an indisputable victory if you ask me.
Bana sorarsan, bu **tartışmasız** bir zaferdir.
While opinions may differ, the facts are indisputable.
Fikirler farklı olabilir; fakat gerçekler **tartışmasız**dır.