"indescribably" in Turkish
Definition
Bir şeyin o kadar yoğun, özel veya eşsiz olması ki, kelimelerle anlatılamaması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygular ya da deneyimler gibi kelimelerle anlatılması zor olan şeyleri anlatırken kullanılır. Çoğunlukla sıfatlardan önce gelir, resmî veya edebî bir havası vardır. Kolayca tarif edilebilen şeyler için uygun değildir.
Examples
The view from the mountain was indescribably beautiful.
Dağdan manzara **tarifsiz bir şekilde** güzeldi.
She was indescribably happy when she saw her family.
Ailesini görünce **tarifsiz bir şekilde** mutluydu.
I felt indescribably tired after the journey.
Seyahatten sonra kendimi **tarifsiz bir şekilde** yorgun hissediyordum.
The food at that restaurant was indescribably delicious.
O restorandaki yemekler **tarifsiz bir şekilde** lezzetliydi.
I was indescribably nervous before my first big speech.
İlk büyük konuşmamdan önce **tarifsiz bir şekilde** gergindim.
Watching the sunrise over the ocean made me feel indescribably peaceful.
Okyanus üzerindeki gün doğumunu izlerken **tarifsiz bir şekilde** huzurlu hissettim.