"indefensible" in Turkish
Definition
Bir şey savunulamaz ise; ahlaki, mantıksal veya fiziksel olarak hiçbir şekilde haklı gösterilemez ve savunulamaz demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, yasal veya etik tartışmalarda kullanılır. Savunulamayacak ya da haklı gösterilemeyecek davranış ve görüşleri anlatır. 'undefended' kelimesiyle karıştırılmamalı.
Examples
The lawyer said the crime was indefensible.
Avukat, suçun **savunulamaz** olduğunu söyledi.
Cheating in exams is indefensible.
Sınavda kopya çekmek **savunulamaz**.
His actions were completely indefensible.
Onun eylemleri tamamen **savunulamazdı**.
There's really no excuse; what he did is totally indefensible.
Gerçekten hiçbir mazeret yok; yaptığı şey tamamen **savunulamaz**.
The team lost because their position was indefensible against such a strong attack.
Takım, bu kadar güçlü bir saldırıya karşı pozisyonları **savunulamaz** olduğu için kaybetti.
Her argument became indefensible once the facts were revealed.
Gerçekler ortaya çıkınca onun argümanı **savunulamaz** hale geldi.