"indebtedness" in Turkish
Definition
Birine karşı para borcunuzun olması durumu veya genel olarak birine karşı minnet ya da yükümlülük hissetme durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve finansal dilde geçer. Gündelik konuşmada 'borç' kelimesi tercih edilir. 'Minnettarlık' anlamıyla ise daha soyut ifadelerde kullanılır.
Examples
Her indebtedness grew after taking out another loan.
Başka bir kredi aldıktan sonra onun **borçluluğu** arttı.
The company reported high indebtedness last year.
Şirket geçen yıl yüksek düzeyde **borçluluk** bildirdi.
His family struggled with indebtedness for years.
Ailesi yıllarca **borçluluk** ile mücadele etti.
He felt a sense of indebtedness to his mentor for all the support.
Tüm desteği için mentörüne karşı bir **minnettarlık duygusu** hissetti.
Government indebtedness can impact the whole economy.
Devletin **borçluluğu** tüm ekonomiyi etkileyebilir.
Many students graduate with significant indebtedness from student loans.
Birçok öğrenci, öğrenci kredilerinden önemli ölçüde **borçluluk** ile mezun olur.