"inclined to do" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmaya doğal eğilimi ya da isteği olan kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiil mastarıyla birlikte kullanılır ('inclined to believe'). Kararsız ya da nazikçe isteksiz bir tavır ifade edebilir.
Examples
He is inclined to do things his own way.
Kendi bildiği gibi iş yapmaya **yatkın**.
She’s inclined to do what her friends suggest.
Arkadaşlarının önerdiklerini **yapmaya eğilimli**.
Children are inclined to do what they see adults do.
Çocuklar, büyüklerin yaptığı şeyleri **yapmaya eğilimli**dir.
I’m inclined to do nothing on rainy days.
Yağmurlu günlerde hiçbir şey **yapmaya yatkın değilim**.
If you ask me, people are inclined to do what’s easiest, not what’s right.
Bence insanlar, doğru olanı değil kolay olanı **yapmaya eğilimli**.
She’s not inclined to do extra work unless she has to.
Zorunda olmadıkça ekstra iş **yapmaya yatkın değil**.