"incite to" in Turkish
Definition
Birini özellikle olumsuz, şiddet içeren veya yasa dışı bir eylemi yapmaya teşvik etmek ya da kışkırtmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yasal bağlamlarda geçer; genellikle 'şiddete kışkırtmak', 'isyana teşvik etmek' gibi zararlı veya yasa dışı fiiller için kullanılır.
Examples
He tried to incite to violence during the protest.
O, protesto sırasında şiddeti **kışkırtmaya** çalıştı.
The speech was meant to incite to hatred.
Konuşma, nefreti **kışkırtmak** amacıyla yapılmıştı.
No one should incite to crime.
Hiç kimse suça **kışkırtmamalı**.
Some leaders know exactly how to incite to unrest among the people.
Bazı liderler halk arasında huzursuzluğu nasıl **kışkırtacaklarını** çok iyi bilir.
He was accused of trying to incite to a riot.
O, isyana **kışkırtmaya** çalışmakla suçlandı.
Careful with your words—you don't want to incite to panic.
Sözlerine dikkat et—panik **kışkırtmak** istemezsin.