"incisive" in Turkish
Definition
Bir konuşma veya yazının açık, doğrudan ve zekice olması; derin bir anlayış veya hızlı düşünme yeteneği göstermesi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik ve profesyonel ortamlarda kullanılır. Zeka ve netliği övmek için ('incisive analysis', 'incisive mind').
Examples
Her incisive question impressed the teacher.
Onun **keskin** sorusu öğretmeni etkiledi.
The article gives an incisive analysis of the economy.
Makale ekonominin **keskin** bir analizini sunuyor.
He is known for his incisive mind.
O, **keskin** zekasıyla bilinir.
Her incisive comments cut through the confusion in the meeting.
Onun **keskin** yorumları toplantıdaki karışıklığı ortadan kaldırdı.
His incisive wit always makes people laugh and think.
Onun **keskin** zekası insanları hem güldürür hem düşündürür.
The journalist asked an incisive question that changed the whole interview.
Gazetecinin **keskin** sorusu tüm röportajı değiştirdi.