"incidental" in Turkish
Definition
Bir şeyin asıl parçası olmadan, yanında veya sonucunda meydana gelen; ana olmayan, ikincil veya rastlantısal.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, iş veya akademik metinlerde geçer. 'incidental expenses' terimi ek/trivial masrafları tanımlar, 'accidental' ise tamamen rastlantıdır, karıştırmayın.
Examples
The conference fee does not include incidental expenses.
Konferans ücreti **ikincil** masrafları kapsamaz.
There were some incidental noises during the interview.
Görüşme sırasında bazı **ikincil** sesler vardı.
The main goal is learning, but friendships are an incidental benefit.
Asıl amaç öğrenmek, ancak arkadaşlıklar **ikincil** bir fayda.
Any incidental damage will be covered by the insurance policy.
Herhangi bir **ikincil** zarar sigorta poliçesi tarafından karşılanacaktır.
He made some incidental remarks that ended up being very helpful.
Bazı **tali** yorumlarda bulundu ve bunlar çok faydalı oldu.
Those costs are incidental to the main project, so don’t worry too much about them.
Bu maliyetler ana projeye **ikincil**, bu yüzden çok endişelenme.